skip to main |
skip to sidebar
sonunda büyük gün geldi. yarın sabah sınava giriyorum. hoş bir yudum heyecanım yok. ama yazacak çok şeyim var. son 2-3 gündür, iki ayağım bir pabuca girmiş gibi hissediyordum. bir çeviri işi almıştım, 10 sayfalık ve bugüne yetişmesi gerekiyordu... üstelik yarın akşam istanbula yola koyulacağım. üstelik çarşıda birsürü işim vardı. üstelik evde birsürü işim vardı. falan filan... üstelik bugün telefonum bir kaç kez çalmasına rağmen, bile isteye hiç açmadım. yarın sınava giriyorum ve herkes başarılar dilemek için arıyor... ama arayan herkes zaten üniversitede okuyor ve artık kendimi onlarla konuşurken çocukmuş gibi, aptalmış gibi hissediyorum...onlar hissettirmiyor bunu bana ama en başından beri bu böyleydi...o yüzden hiçbirisiyle konuşmak içimden gelmiyor...her neyse..psikolojik çözümlemelerimi başka zamana bırakıyorum...evet 2 gündür çeviriyle uğraşıyorum ve sanki hiç bitmeyecekmiş gibi geldi, nedense...oysa biraz önce tamamladım ve geriye bir sürü de zamanım kaldı. biraz sonra da kalkıp diğer işlerimi halledip, yarınki yolculuğa şimdiden hazır olmak istiyorum. artık o kadar yorulmuştum ki..tam zamanında yetişti sanırım..öyle bir dönemden geçtim ki, artık sadece yazın geçip bitmesini, ve eylülde herşeye yeniden başlayabilmeyi diliyorum. şu anda bile herşey o kadar belirsiz ki, sanırım sakınan göze gerçekten de o çöp gelip batıyor, birşeylerin belirsiz olması en çok korktuğum ve istemediğim şey artık! sanırım bunun sebebi, kendi ayaklarımın üzerinde duramamış olmam hala...evet, biliyorum hayat beni nereye sürüklerse oraya gideceğimi, ve hiçbir zaman normal bir yaşam süremeyeceğimi, ama en azından o zaman kendi kararımı kendim verebileceğim ve ortada bir "belirsizlik" ya da "kararsızlık" olmayacak. çünkü ben, bunu istiyorum, yapacağım diyeceğim ve konu kapanacak! her neyse...şu yaz geçse, eylülde yeniden okula başlasam, ev arkadaşı bulsam, bir işe girsem ve herşey yoluna girse...
birkaç gündür oyalandığım birşeyler daha var tabi...euro 2008!! o maçlar, sıkıntımı sanki alıp kanatlandırıp uçuruyor! 4 saat kendimden geçmiş bir halde koltuğa tüneyip maç seyrediyorum. tabi bunun yanında fantazi fitbol turnuvamız da var...hoş ikinci hafta dahil olabildim ama henüz bir grup kalmış olmasına rağmen, ikinci hafta puanları içinde 3.yüm. ^_^ (küçük şeylerle mutlu olmasını da bilmeli arada) nerde 3.sün, kimi kandırıyosun, koskoca turnuvada ne üçüncülüğü diyebilirsiniz, gayet tabi haklısınız. söylemeden olur mu, zamane sözlük turnuvası bu bizimki. yeri gelmişken favorimin de hollanda olduğunu söyleyeyim de, final maçı geldiğinde, ben demiştim, diyebileyim değil mi ama? yanılırsam da, ki sanmıyorum, (çok da mütevaziyim), mutlaka yarı finale kadar çıkacaktır.. ama maalesef istanbul'a gittiğimde (asıl konuya gelebildik sonunda) ne blogumla ilgilenebileceğim, ne de turnuvamla, maçlarımla! çünkü kalacağım yerde pek internet imkanım olmayacak...arada tırsmazsam kafeye falan gidebilirim. malum internet kafelerin hali ortada!
evet işte böyle. bir süre benden mahrum kalacaksınız ama ben bu süre içinde muhtemelen herşeyi en azından geride bırakabilmiş olmanın huzuruyla mesut bir şekilde istanbul'da yaşıyor olacağım. hem de bebek kokularının dayanılmaz güzelliği ile birlikte... ^_^ ...size çok sevdiğim ve her gördüğümde güldüğüm bir karikatür ile veda ediyorum, şimdilik tabi..bir anlamı yok sadece bugün karşılaştım ve siz de gülün istedim...hoşça ve gülerek kalın...
2 yorum:
Bu deli uzun süredir saçmalamıyor ya??? Bak en son 14 haziranda saçmalamış.
Tatilin tadı ayrı mı geldi acaba ;)
sormayın, evime dönemedim bile :)
az kaldı ama, bomba gibin yazılarla döneceğim inşallah :)
Yorum Gönder