başlayalım bakalım. öncelikle antropoloji yazıp aradığınızda karşınıza çıkabilecek ilk tanımdan başlayalım. anthropos: insan logic: bilim. birleştirin, hop, anthropology. yani insan bilimi. evet antropoloji bir bilimdir. mesela türkiye'de yaygın olarak bilimi sadece "sayısal" olarak görme gibi bir eğilim de var. oysa ki yok böyle birşey. sayısal olarak hesaplar yapılamasa da antropoloji, psikoloji ve tarih gibi alanlar da bilim dalıdır. neyse, antropolojinin 4 alt dalı vardır ve bunlar kültürel(sosyal) antropoloji, biyolojik (fizik, adli) antropoloji, linguistik (dil) antropoloji, arkeoloji olarak sıralanabilir. mesela bizim bölümün (yeditepe) isminde bunlardan hiçbirisi geçmemekte. ama bizim bölüm sosyal antropoloji odaklı. o yüzden aklınızda bulunsun, özellikle araştırarak tercih yapın, çünkü mesela ahi evran üniversitesi'nin de antropoloji bölümü var ama onlar biyolojik antropoloji odaklı. şimdi bunlar ne adından az çok belli oluyor ama biraz açıklama yapalım. sosyal (kültürel) antropoloji, anlaşıldığı üzere kültürlerin gelişimini, varoluşunu, sembollerini, gelenek göreneklerini, aklınıza gelebilecek ne varsa bir kültürle ilgili onları inceleyen alt alandır. aslına bakarsanız eğlenceli de bir daldır, çünkü herhangi bir insan olarak kendi yaşadığınız "habitus"unuzda olup bitenlerin farkında olmazken, bu alanda okuyup bilgi sahibi olduğunuzda, çevrenizi daha çok gözlemlemeye, insanların davranışları size daha ilginç gelmeye başlayacaktır. en azından hayat size daha eğlenceli gelecektir, çünkü insanlar, davranışlar, olaylar artık size "sıradan" gelmeyecektir. örneğin eskiden annenizin "eşikte durup konuşmak kötü birşeydir" demesi size normal gelmeye başlamışken, artık bu söz birden bire size çok acayip birşey gelecek ve nedenini merak etmeye başlayacaksınız. dediğim gibi sosyal antropoloji eğlenceli bir bölüm olmakla birlikte benim asıl antropolojiye olan sevgimin sebebi ve asıl

hedefim adli antropolojidir. buna genelde fizik antropoloji ve biyolojik antropoloji de denir ama aslında adli antropoloji de bir nevi bunların alt dalıdır diyebiliriz. çünkü fizik ve biyolojik antropoloji evrim, genetik gibi alanlarla ilgilenip, insan ve hayvan fosilleriyle çalışılan alan olmakla birlikte, adli antropoloji bu alanların daha çok "kamuyla ilgili olan problemlerde" örneğin toplu katliamlar, cinayetler vs gibi durumlara uygulanmasıdır. linguistik antropoloji ise dillerin gelişim sürecinin ve sistemlerinin incelendiği alt daldır. bu dalın antropolojinin direk alt dalı olup da neden sosyal antropolojinin bir alt dalı olmamasının sebebi ise dil antropolojisinin başlı başına sosyal antropoloji alanındaki araştırmalara ışık tutmuş olmasıdır. örneğin sosyal antropolojide önemli bir yere sahip olan "yapısalcılık" için çok önemli bir insan olan levi-strauss, kuramlarını oluştururken diğer bir çok önemli dil bilimci olan saussure'ün dil bilimiyle ilgili kuramlarından etkilenmiş ve hatta onları birebir yapısalcılığa adapte etmiş olduğundan bahsedilir. işte bu yüzden de dil antropolojisi çok önemli bir yere sahiptir. son olarak arkeoloji bilindiği gibi kazılardan çıkarılan materyallerin kültürel olarak incelenmesi ile ilgilidir. aslında arkeoloji çok bağımsız bir alan gibi görünse de kazılardan elde edilen bulguların incelenmesi tamamen antropolojinin içerisine girmektedir.
şimdi hep antropoloji nedir'den bahsettik. aslına bakarsanız antropoloji o kadar çok şeydir ki, neredeyse antropoloji ne değildir diye birşey yoktur bile. sokakta gördüğünüz size çok önemsiz gelen bir ayrıntı bile antropolojinin inceleme konusu olabilir. antropoloji ile ilgili yapılan araştırmalarda kullanılan metoda ise etnografik araştırma denir. bunun yöntemleri arasında ise görüşme, toplu görüşme, katılımcı gözlemcilik vb. sıralayabiliriz. benim en büyük uyarım burada olacak: benim gibi çekingen, insanların arasında çok rahat edemeyen ve adapte olamayan bir insansanız ke-sin-lik-le sosyal antropoloji falan seçmeyin. hiiiç demiyeceğim yok sonradan açılırsınız, yok yöntemleri öğrenince kolaylaşır falan, çünkü hiç alakası yok. örneğin katılımcı gözlemci dediğim olayda belli bir süre boyunca bir topluluğun içinde yaşıyor, insanlarla sohbetler ediyor, onları gözlemliyor ve bunu yaparken kendinizi onlardan soyutlamamak zorunda kalıyorsunuz. sürekli, her an her saniye gözleriniz faltaşı gibi açık, hiçbir detayı kaçırmadan ve akşam eve döndüğünüzde bunların hiçbirini unutmadan yazıya geçirmeniz de gerekiyor. bunlar kesinlikle öyle düşündüğünüz gibi kolay işler değil. bunu sakın unutmayın. ben şimdi kara kara düşünüyorum örneğin, allam ben bu tezi nası yazıcam, insanlarla nası görüşme yapıcam, korkuyorum tanrım! aşamasındayım şu anda. neyse gelecek dönem bakıcaz artık bi çaresine.

şimdi biraz antropoloji ne değildir'den bahsedelim. antropoloji, çevrenizde olup bitenlere karşı önyargılı olma değildir mesela. önyargılı olursanız, antropolog olamazsınız. antropolojide belli kesimlere yönelik nefrete yer yoktur. yine nefret dolu olursanız antropolog olamazsınız. evet, az biraz subjektif olmaya yer olsa da , olaylara objektif bakmadan antropolog olamazsınız. bunlar benim bu güne kadar gördüklerim ve kendi yorumlarım. umarım antropoloji'yi biraz olsun anlatma açısından faydam dokunmuştur "internet" havuzuna. umarım bu konuda birşeyler arayıp da bulamayan insanlar buraya kolayca ulaşır ve işlerine yarar birşeyler bulabilirler. çünkü bu internet alemi çook büyük ve aradığını bulmak bazen çok zor olabiliyor.
bitirirken en başta başladığım konuya dönüyorum. antropoloji ile ilgili bloglar. evet, türkçe blog pek az olabilir ama ingilizce antropoloji bloglarının bir listesini buldum ve sizlerle de paylaşmak istedim, link şu: http://www.onlinedegrees.net/blog/2010/100-best-blogs-for-anthropology-students/
katlanıp da buralara kadar okumuş herkese öpücükler!




3 yorum:
burayada "beğendim" butonu eklenebilirmi acaba diye düşündüm okurken:))haklısın,antropoloji' nin ne olduğu konusnda yeterince bilgi sahibi değiliz,umarım ileride her alan için ayrı bir yazı yazıp daha geniş anlatırsın ki araştırıp bölüm terchi yapacak çocuklar için daha aydınlatıcı olur yazıların
heheh teşekkür ettim. yok valla herkes kendi alanı için yazsın uğraşamam :D şaka bi yana belki üşenmezsem yaparım ama her alanla ilgili kendi alanım kadar bilgi sahibi olamayacağım için biraz eksik kalır.
dövmeli kuzum süper bir "introduction to anthropology" yazısı olmuş, devamını bekler insanlar :)
Yorum Gönder