15 Eylül 2010 Çarşamba

fransa'dan "yasak" haberi mi geldi?


son günlerde referandumun, dünya basketbol şampiyonasının medya yayın organlarını çok fazla işgal ettiğini söyleyebiliriz heralde. yarı finalden finale son dakikada yükselen milli basketbol takımımıza millet olarak bir bütün halinde destek olurken, ertesi gün referandum ile evet-hayır olarak ikiye bölündük. bununla da kalmayıp bunu partizanlık ve hatta holiganlık seviyesine taşıyanlar oldu. birbirine karşıt düşüncede olduğu için hakaret edenler, saldırıda bulunanlar vesaire vesaire. son bir hatta iki haftadır bunlardan başka birşey pek konuşulmuyor. ama benim bugun değinmek istediğim konu çok başka. pek fazla kişinin farkında olmadığı ve çok konuşulmayan, çok fazla gazetenin ve televizyonun bahsini etmediği fakat benim bir antropologun bakış açısına sahip olduğum için belki de, dikkatimi çeken bir konudan bahsetmek istiyorum. aslında biraz hassas bi konu olduğu doğru ama hayatın bir gerçeği olduğu için konuşulması gerektiğini düşünüyorum. bahsetmek istediğim şey, fransa'da getirilen kara çarşaf giyme yasağı. ilk başta şöyle ufak bir twitter ya da facebook girdisi yapmayı düşünmüştüm ama sonra yazacaklarımın öyle ufak bir-iki cümleye sığmayacak kadar hassas olduğunu farkettim.

belki de bildiğiniz gibi son zamanlarda fransa'da, sadece fransa'da da değil, avrupa ve amerika'da yükselen bir islam ve yabancı düşmanlığı ve korkusu var. haksız da sayılmazlar, biz müslümanlar olarak nasıl onları "kafir" olarak nitelendirip ötekileştiriyorsak onların da hele de 11 eylülden sonra bizi ötekileştirmesi anlaşılabilir. anlaşılabilir diyorum yalnız, doğru, haklı ya da normal demiyorum. ama bu
olan birşey. ve gördüğüm kadarıyla da bu kara çarşafın yasaklanması olayı genel olarak bu düşmanlıkla bağdaştırılıyor. sebebi gerçekten bu mudur orasını pek
bilemiycem, tabi ki fransa'nın böyle bir yasağı ortaya koyarken düşündüğü şeyi ben buradan kestiremem. ama olaya sonuç açısından yaklaşmak istiyorum ben. kara çarşaf denen şeyin islam'la hiç alakası olmayan bir kıyafet olduğunu biliyorum. az çok kuran yorumlamaları okumuşluğum vardır. namaz kılarken bile, yani allah ile yüz yüze olduğunuz ve aranızda hiçbir engelin olmadığı o kutsal anda bile sizden istenen şey sadece el ve ayak bileklerine kadar örtülü olmanız ve saçınızın kapalı olması. kara çarşaf denen şeyin adı bile geçmiyor ki, fransa'da kara çarşaf giyen kadınların bazılarının suratları dahi bir peçe ile örtülü. şimdi bu yasağa şu söylemle karşı çıkabilirsiniz: "bir kişinin özgürlükleri kısıtlanamaz, ne giyeceğine giymeyeceğine kimse karışamaz vs vs" ama bunu söylerken aslında kendinizle çelişmiş olursunuz. çünkü bir insanın suratına kadar her tarafını kapatmak, kendi isteğiyle dahi olsa onun özgürlüklerini kısıtlamaktır, ki ben çoğu kadının çevre veya aile baskısıyla böyle bir kıyafet giydiklerine inanıyorum. ikincisi, sokakta üstüne birşey giymeden dolaşan bir insan nasıl dikkat çekerse, nasıl toplumsal normlara aykırıysa, nasıl gördüğünüz zaman utanıp ayıplıyorsanız, yüzüne kadar her tarafı kapalı kadın da o kadar toplumsal normlara aykırıdır. fransa'da veya avrupa'nın herhangi bir ülkesinde veya onu da geçtim, o kadar uzağa gitmemize gerek yok, tam burada, türkiye'de bile ben, kendim öyle giyinmiş bir kadın görünce korkuyorum ve üzülüyorum. bir de düşünün fransa'da yaşayan insanların o kadını görünce ki hislerini. bence asıl bu tür kıyafetler, davranışlar vs. islam korkusunu, düşmanlığını daha da fazla tetikleyecek şeyler. şimdi söylediklerim belki de inandığım bütün kültürler eşittir ilkesiyle çatışıyor. ama insan bazen bazı şeylere kayıtsız kalamıyor. şimdi ben bütün kültürlerin eşit olduğuna inandığım için kadın sünneti gibi tamamen gereksiz ve acı dolu bir prosedüre sesimi çıkarmamalı mıyım? işte bu noktada dediğim gibi belki de kendimle çelişiyorum ama inandığım şeyleri yine de söylemek zorundayım. evet bütün kültürler eşit, herkesin inancı kendine doğrudur ve sorgulanamaz, ama bütün kültürlerin içinde sorgulanması gereken bazı ritüeller ve inanışlar vardır ki bunlar insana zarar verir. insana zarar veren birşeye de kayıtsız kalınamaz. konumuza dönersek, sebebi ne olursa olsun, kara çarşafın yasaklanması, o insanların dünyaya adaptasyonu için olumlu yönde bir adımdır bence. belki söylemek istediklerimi eksik söyledim, yazmayı düşünüp unuttuklarım oldu, bilemiyorum. ama az çok içimdekileri dökebildim sanıyorum.

şimdilik iyi geceler, iyi haftalar...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails