8 Ekim 2010 Cuma

sanatçı politik olabilir (mi)


benim çok seçici ve kolay kolay bişeyleri beğenmeyen bir yapım vardır. bu müzik, sinema, şu, bu, herşey için geçerlidir. mesela beğendiğim yönetmen sayısı da çok azdır. bunlardan birisi de emir kusturica idi. idi diyorum çünkü dünden beri kafa karışıklığı-hayal kırıklığı içerisindeyim. kendisini beğenirim, çingeneler zamanı'nın bilmeyen çok az insan vardır, ama ben kendisine arizona dream ile hayran kalmıştım. daha açık söylemek gerekirse arizona dream filmine tam manasıyla aşık olmuştum. onlarca kez izlesem yine bıkmam. (konuyla alakasız belki ama the fall filmini burda anmadan geçmek istemiyorum, aslında arizona dream'e benzemiyor ama benziyor. bilmiyorum izleyin ve karar verin.) evet. arizona dream hayatımın filmi dediğim filmlerden birisidir. ve fakat emir kusturica hakkında çok da fazla araştırma yapmamıştım açıkçası. ama dün gazete çıkan haber sonrası ekşi sözlükte hakkında yazılanları okudum. haber de şuydu: emir kusturica altın portakal festivaline davet edilince bosna halkı protesto etmiş, srebrenica katliamı zamanlarında yaptığı sırp yanlısı ve hatta milliyetçisi açıklamaları sebebiyle. ben onun böyle bir yanı olduğunu hiç bilmiyordum. ha işte bu aşamada asıl sormak istediğim soruya geldim. bilmem gerekiyor muydu? bir kişinin sanatçı kimliğiyle politik kimliğini, insani duruşunu birbirinden ayırt mı etmek lazım, yoksa bir insan bu birbirinden ayrılmaz parçalarla bir kişiliğe mi sahip olur? üstelik filmlerini düşününce hiç ama hiç böyle bir karaktere sahip olabileceği aklıma gelmezdi, düşünsenize çingenelerin, dışlanmış insanların, marjinal insanların hayatlarını konu yapan bir yönetmen bu. bunları düşününce örneğin aklıma başka bir örnek geldi. belki ikisi aynı şey mi canım, sende diyebilirsiniz, ama yine de kafama takıldı. örneğin ahmet kaya, kürt halkına olan yakınlığı, ve hatta bazı bazı kürt milliyetçisi söylemleri olan bir insandı (ya da ben kendisini öyle biliyorum). ama şimdi şimdi ahmet kaya'nın bu şekilde yargılanmasının yanlış olduğu muhabbetleri geçmeye başladı. örneğin başbakanımız ahmet kaya ismi anılınca bir programda ağladı filan. tabi ki ikisi çok ayrı olaylar olabilir ama düşününce ahmet kaya'nın sanatıyla kişiliğini ayrı tutup, ürettiği muhteşem müzikleri dinliyorsak, emir kusturica'ya neden aynı şeyi yapamıyoruz? (bu arada bu soruları emir kusturica'ya laf söyletmem uleyn, manasında sormuyorum, gerçekten kafam karışık olduğu için soruyorum.) ahmet kaya'yı bazı kesimler komünist kimliğinden dolayı dışlarken, emir kusturica'yı tam karşıtı kesimler milliyetçi kimliğinden dolayı dışlıyor. oysa ki ikisi de aynı durummuş gibi gözüküyor buradan. yani bilemiyorum. tabi ki emir kusturica eğer gerçekten tecavüzlerle ilgili "bu kadar abartmaya gerek yok" vs türünde birşeyler söylediyse bu bağışlanacak birşey değil. (ha şöyle de bişey var, bosna'daki savaşı gözümüzle görmedik, sadece sırpların insani suç işleyip işlemediğini de bimiyoruz) amma velakin bu benim arizona dream'i sevmekten vazgeçmek zorunda olduğum manasına da geliyor mu? bunlar hakikaten derin konular ve ben sadece yüzeysel olarak, içimi dökme isteğiyle yazıyorum, aslına bakarsanız sabahlara kadar tartışılır bu konu ve belki de cevapsız kalır. çünkü genelde inanç değiştirilemeyecek birşeydir. bu etik konusu zaten bana hep bir muamma gibi gelmiştir, çünkü kime göre etik neye göre etik değil? ahlakın sınırları neler? bunların hepsinin cevabı bakış açısına göre değişebilen şeyler. antropolojik açıdan bakınca bütün düşüncelere saygı göstermek zorunda kalıyorsun. ama bazen bunu yapmak çok zor geliyor insana. ikna etmeye çalışıyorsun kendince ama hiçbir zaman bu bi işe yaramıyor ve kimseyi inancından döndüremiyorsun. çünkü adı üstünde o bir "inanç" ve hiçbir şeye bağlı değil.

herneyse konudan çok uzaklaştım sanırsam. dediğim gibi bu soruya bir cevap veremiyorum. emir kusturica çok iyi bir yönetmen olabilir ama karakterinden bunu ayrı tutabilir miyiz? sanırım ben tutmaya devam edeceğim. çünkü o kadar çok farklı düşünce var ki. aşırı da olabilir bu kabul ediyorum. ama her farklı düşünce yüzünden kendimizi seçici olmaya zorlarsak bu dünyadaki hiçbirşey gözümüze güzel gözükmemeye başlar gibime geliyor.

evet. bu da böyle bir iç hesaplaşmaydı galiba. kafanızı şişirdiysem affola.

p.s: foto arizona dream filminden. " fish doesn't think, because fish knows everything."


Iggy Pop - In The Death Car
Yükleyen Narfouette. - Yepyeni haber videoları

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails