sevgili günlük,
tam 10 gün oldu. evet sanırım bugüne kadar en uzun süreyle dayanabildiğim buydu. 10 gündür rejim yapıyorum. evet, konumuz rejim. aa 10 gün mü, aman canım ben de bişey sandım, demeyin sakın. bugüne kadar hiç bu kadar kararlı ve kendinden emin ve hiç bozmadan devam edebildiğim ilk rejim denemem bu. hep kendi kendimi telkin ettim, aman canım, eskiden de çok zayıftım zaten, hem kilolu olmak o kadar da kötü bişey değil ki sonuçta, kiloluyum diye niye kendimi üzeyim ki, ben böyle de güzelim, ayrıca kilo vermem için bir sebep de yok, sevdiceğim beni böyle de beğeniyor, vs türü bahanelerle kendimi avutmaya çalışıyordum, ha, hala kilolu olmanın kötü bişey olmadığını düşünüyorum, kendini öyle seven, rahat hisseden varsa niye uğraşsın? ama benim canıma tak etti, 15 dakikadan fazla yürüyememek, merdiven çıkamamak, sürekli ayak ve bacak ağrılarıyla başetmek, ve eskiden hiç olmadığım kadar hasta olmak, bütün bunların hepsinin kilodan kaynaklandığının farkındaydım ve artık buna bir son vermem gerekiyordu.
aslında rejim yapmak o kadar da zor birşey değil, biliyor musun? mesela çok fazla tatlı seven ve tüketen bir insan değilseniz zaten kolay, ama seviyorsanız da, ne bileyim orta şekerli bir kahve sadece 20 kalori. ve şeker ihtiyacınızı da gayet iyi karşılıyor. sabahları kahvaltıda, özellikle de yazın, sebze yemek yine kilo vermek için mükemmel bir yöntem. domates, salatalık, biber vs. yiyin gitsin. 100 gr. domateste 25 kalori var. falan filan. bu yazıyı bunun için yazmıyorum tabi ki, oraya kaymasın şimdi konu. ama gerçekten istediğin zaman yapabilirsin herşeyi. hergün gram gram verdiğim kiloları görüyorum ve hevesim daha çok artıyor biliyo musun günlük? 9 gün oldu başlayalı ve 1.6 kilo verdim bile. hep derlerdi de inanmazdım.. arada bir bozuyorum rejimi, atıştırıyorum olmayacak şeyler. ondan sonra da gel allah suçluluk duygusu. ama başka türlü kendini motive etmenin bir yolu yok ki! televizyon izliyorsun, her iki reklamdan biri pizza, çikolata, cips, şu, bu! hani düşünüyorum da bazen, bu yaşadığımız gezegende rejim yapmak çok zor iş anacım. bu kadar cezbedici şeye rağmen bunu sürdürebilenlere birincilik teli vermeleri lazım. evet, bu ay sonunda 4 kilo verebilirsem birincilik telimi isteyeceğim ama kimden istesem ona karar veremiyorum. zayıfla diye başımın etini yiyen çok fazla aday var çünkü :p
neyse anladım ki bugün aslında adam gibi yazacak birşey yokmuş da benim canım yazmak istemiş. bazen çok duygusallaşıyorum. acayip saçma bi insan haline geliyorum. normalde gözlerimin dolması bile çok zorken, bazen geliyolar ve arka sokaklar dizisindeki bi sahnede böhühühü filan diye hüngür şakırt (bu deyimi de benim gibi 90'larda çocuk ve genç kız olmuş olanlar hatırlayacaklardır eminim, hadi bakalım hatırlayacak olan çıkacak mı, hangi karakter çok kullanırdı bu lafı?) ağlayasım falan geliyo. işte saçma sapan bi insan oluyorum dedim ya. işte o zamanlarda günlük dediğim bu teknolojik zamazingoya yazdım mıydı baya iyi geliyor sanki. eskisi gibi defterlere değil de, başkalarının okuyacağı mecralara yazmak daha mı rahatlatıyor acaba insanı? bir nevi ego tatmini sanırım bu da. kusura bakma, senin de kafanı şişirdim. aman, kafası şişen okumasın arkadaşım dimi ama?
hah bi de şu var bak: bu kadar hareketli günlerde, gündemle ilgili yazacak o kadar çok şey var ki! umudumu kaybetmiş olsam da yazmaya devam edeceğimi söylemiş olmama rağmen hiçbirşeyle ilgili yazasım gelmiyor. çünkü sosyal medya'nın, gerçek hayattan çok kopuk olduğunu çok iyi anlamış bulunmaktayım bu seçimler sayesinde. aman uf, neyse ne ya. sıkıldım ben artık.
iyi geceler günlük.
p.s: yok öyle kan, ter, gözyaşı filan bu arada. ha azcık ter olabilir bak, spor da yapıyorum çünküm. (ehehe süperim ki ben oğluum). öyle işte.





1 yorum:
süpersin sen süperr biliyorum süper olduğunu:)))
Yorum Gönder