26 Haziran 2011 Pazar

insanlığın gözyaşları...

şimdi çok fazla bilinmediğini düşündüğüm çok acı bir olaydan bahsedeceğim sizlere. unutturulmaya çalışılmış ve bunda başarılı da olunmuş sanırım, şahsen ben zülfü livaneli'nin serenad adlı kitabını okumamış olsaydım benim de haberim olmayacaktı. gerçi kitapla ilgili bir şey söylemeyecek olsam da yine de bazıları bunu spoiler olarak görebilir, onlar burada bıraksın okumayı. 


2. dünya savaşı sırasında geçiyor bu yaşananlar. ve tamamen gerçek. film gibi geliyor okuyunca, kimse bu kadar insafsız olamaz diyorsunuz, inanasınız gelmiyor, inanmak istemiyorsunuz, çünkü böyle birşeyin yaşandığını bilmek insana yaşama olan inancını bile kaybettirebilir. hayatta beni etkileyen çok az sayıda roman olmuştur, serenad onlardan biri. çünkü orada yazanların gerçek olduğunu bilmek beni dehşete düşürdü ve insanlığa olan bakış açımı derinden etkiledi. bugün size bilmeniz gereken ama bilmenizin sizi de dehşete düşüreceği bir olaydan bahsedeceğim... struma gemisinden bahsedeceğim:




12 Aralık 1941'de Romanya'nın Köstence limanından 779 yolcu ve 10 mürettebatla kalkan gemi motor arızası sebebiyle İstanbul Boğazında demir attı. O dönemde Filistin'e Yahudi göçünü kısıtlayan İngiltere'nin baskısıyla ne geminin yola devam etmesine ne de yolcuların karaya çıkmasına izin verildi. Geçerli ama tarihi geçmiş Filistin vizesi bulunan birkaç yolcu İngiliz hükümetinin onayıyla, bir aile de işadamı Vehbi Koç'un Türk hükümeti nezdindeki girişimiyle gemiden indirildi. Kalan yolcuların akıbeti ile ilgili haftalar süren müzakereler sonuç vermeyince, 23 Şubat 1942'de Türkiye, motoru halen çalışmayan gemiyi Karadeniz'e çekip bıraktı. Gece boyunca sürüklenen gemi, ertesi sabah büyük bir patlamanın ardından battı. 103'ü çocuk olmak üzere 778 kişi öldü. Sadece David Stoliar adlı bir yolcu sağ kurtuldu.
Uzun yıllar Struma'nın neden battığı bilinemedi. 1960'larda Sovyet arşivlerinden çıkan belgeler ışığında, bir Sovyet denizaltısı tarafından torpido ile vurularak battığı anlaşıldı. 


bu yukarıdaki kısım wikipediadan alıntıdır. söylenenlere göre türkiye hükümeti bu gemi için elinden geleni yapmış fakat bu yeterli gelmemiştir. afedersiniz ama buna kocaman bir çektir oradan demek istiyorum. altı üstü bir gemideki 778 kişiyi ülkemize alıp karınlarını doyurmak, onları tedavi ettirmek bu kadar zor olmasa gerek. fakat ne yazık ki dünya devletlerinin politikaları 778 kişinin ölmesini gerektirmiştir. politikalar. 778 kişi. 103 çocuk. hamile kadınlar. politikalar. ölüm. kelime bulutu olarak düşününce sizin de dünyadaki tüm herşeyden nefret etme isteğiniz artmıyor mu? herşey o kadar soyut ve saçma ki. hayır, tabi ki nihilist değilim ben. bazı değerlerin varolduğuna inanan bir insanım. ama inandığım değerlerin en üstündeki insanlık ve insan yaşamının kıymetidir. bir devletin biz çok uğraştık ama ingiltere izin vermedi demesi, sonra da biz öldürmedik sovyetler vurdu demesi, bu katliamdan sorumlu olmadığına inandırabilir mi beni? şu anda içimdeki fırtınaları, kafamı duvarlara vurma isteklerini zor bastırıyorum. diyeceksiniz ki nazi hükümeti zamanında ölen milyonlarca kişi var, evet bunu biliyorum, ama ne biliyor musunuz, aklım almasa da, tiksinsem de, kusma isteğimi bastırsam da, anlayabiliyorum. bir amaç uğruna -o amaç dünyanın en vahşice, en iğrenççe şeyi olsa dahi- birilerini öldürme meselesini idrak edebiliyorum. ama bir ülkenin yardıma muhtaç insanlara, çocuklara, hamile kadınlara politikalar izin vermiyor diye yüz çevirmesini kendime yediremiyorum. üstelik bunu yapan benim devletim olunca daha da çok nefret ediyorum bütün herşeyden. zülfü livaneli'nin kendi roman karakterinin ağzından söylediği şey çok doğru galiba: bütün iktidarlar katildir. öyle ya da böyle, direk ya da dolaylı birilerinin ölümüne yol açmadan iktidarda kalabilmek mümkün değildir. 


ağlamamak için kendimi zor tutarken söyleyebileceğim tek şey şu: iktidarınız yerin dibine batsın, insanlığınız ölmüşken, bütün bunların hesabını vermeniz için gerçekten bir allahın varolduğuna inanmaktan başka çarem kalmadı...

2 yorum:

FiRSTe dedi ki...

malesef tarihte, bütün ülkelerin saçma nedenlerden ve hatta bazen nedensizliklerden dolayı sebep olmuş olduğu katliamlar mevcut.

emir hasan mehekli dedi ki...

Bunu ilk duyduğumda bendeaynı şeyleri hissetmiştim...

Related Posts with Thumbnails

sansursuz internet!