6 Ağustos 2011 Cumartesi

scooter fadıl

son 15 gün rüzgar gibi geçti a dostlar. ev taşımak, evin suyunu, elektriğini, doğalgazını taşımak, akrabaları ziyaret etmek ve daha sonrasında aydın'a kısacık bi tatil için yolculuk yapmak, geri dönmek derken nası geçtiğini anlayamadım. yeni evimiz çok daha cici ve rahat oldu, hem evin kendisi açısından hem de ulaşım açısından. o yüzden çok memnunuz şimdilik. şu anda da yeni evime 2 gün önce aydın'dan dönüş yapmış, 15 gün sonra ilk kez yeniden spor yapmaya vakit bulmuş, yarım saat terledikten sonra serin bi duş almış ve koltuğa uzanmış durmdayım, perişto da temiz şeylere olan takıntısından dolayı hemen yanıma yanaşmış, azıcık sırnaşmış ve ardından bacağıma sarılarak üzerine yatmış durumda. yani anlayacağınız mutlu ve mesutuz. yalnız bu mutluluğumuzu ve mesudiyetimizi bozan (mesudiyet didim yaa...) tek bişey var ve o da bu yazımın konusu olacak zaten...


geçen zaman içinde azcık düşündüm taşındım, motorlu araçlara olan ilgimi alakamı gözden geçirdim, şu an için arabaya gücümüz yetmeyebileceğinden dolayı bir küçücük scootercık almaya karar verdim. bu kararımı zaf ile paylaştığımda şoka uğradı, çünkü o zamana kadar çok tehlikeli olduğunu düşünüyor ve o istemesine rağmen ben çok feci karşı çıkıyordum. keşke çıkmayaymışım a dostlar. çünkü ben almaya karar verdiğimde artık çok geç olmuştu. neden mi?


scooter'ı almaya karar verince bir sürece girdik tabi. 2. el mi olsun 0 mı, hangi marka, hangi model, kaç cc, ne farkı var, kime danışsak, kime sorsak, 2. elin sağlamlığını nasıl anlıycaz vs. sorularını sormaya başladık. bütün bunları az çok araştırdıktan sonra sıra geldi sürücü kursu araştırmaya, hangi sürücü kursu, fiyatları nasıl, b ehliyeti olana a2 kolaylığı var mı, sınav tarihleri ne zaman derken acı gerçekle karşılaşıverdik. sınav tarihlerine baktığımızda 20 ağustosta bir sınav vardı. fakat başvuru tarihi geçtiği için biz ancak ta ekimdekine girebilecektik. ve ekimdekine girdiğimiz zaman ehliyeti ancak aralık gibi alabilecektik. bu safhada bana geldiler tabi, acayip sinir oldum. e be adam, koysana şöyle ayda bir filan sınav, sonuçta herkesin seviyesi bir değil. benim b ehliyeti alırken yaşadıklarım şunlardı mesela: "eveet tekrar ediyoruz; bu gösterdiğim neymiş? motooor! neymiş? motoor! neymiş? motoor!" tabi
benim içinden geçenler şunlardı bu arada: "neymiş? motooor motoor motor işte *^'+'*'+^?* seni lanet olasıca pislik asdafsasdad" baktım daha ilk dersten delirme çizgisini geçmek üzereyim, kaçarak uzaklaştım. neyse, yani diyeceğim o ki, evet, herkesin seviyesine göre öğretmeye çalışıyor olabilirler fakat ben sınava son gün testlere şöyle bi bakarak 95 alıp geçebiliyorsam, bırak da alayım şu ehliyeti. yap şöyle en azından ayda bir sınav, ki o bile az bence ya, adam geçebiliyorsa, motoru/arabayı sürmeyi de biliyorsa/öğrenmişse önceden, ne diye uğraştırıyorsun ki? 5 ay be 5 ay?!?! üstelik ehliyeti aldığımda kış gelmiş olacak, ve scooter'ı o şartlarda kullanmak zor olacağından bahara kadar yalan olacak... yani sonuç olarak şu anda kara kara düşünmekteyim anlayacağınız. halbüki scooter'ıma bile karar vermiştim. işte karşınızda ta kendisi: sym fiddle 2, ahanda bu da fotoğrafı:


Sym fiddle 2: Fadıl


işte durumlar böyle. artık sabredicem azcık scooter'ıma kavuşmak için. kendisine birçok model içinde çok beğenerek karar verdim. umarım beni hayal kırıklığına uğratmaz! adını da fadıl koyucam bu arada anladığınız üzere. hadi öptüm sizi.

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

sansursuz internet!