22 Aralık 2011 Perşembe

saray köylü dede'm ve inadı.

değişime direnmek sanırım insanların içinde var olan bir şey. özellikle yaşlılar söz konusu olduğunda bu direnme daha artıyor ve hüzünlü bir hal alıyor. insanı yüzyıllardır yaşadığı topraklardan ayırmak belki de yapılabilecek en acımasızca şey. artık o köyde yaşayamayacağını, şartların elvermediğini bile bile inatla orada kalmayı seçebiliyorsun. belki de bu yüzden ermenilerin bize karşı olan inadını, öfkesini anlayabiliyorum. kelime anlamıyla "soykırım" yapıldığına katılmıyorum, ama bir gerçek var ki; bir milyon insan evinden, yurdundan, memleketinden sürüldü, o sürülme esnasında da binlerce insan öldü. tarihsel gerçeklerin, "sözde soykırım" yoktur, haydi fransa'yı boykot edelim diyerek yok olmasını sağlayamazsınız. tarih boyunca bütün devletler toplu cinayetler işlemişlerdir, bu zaten inkar edilemez bir gerçek. insanları evinden ayırmak da belki cinayete eş değer... işte tam bu olayların üzerine bugün derste bir hocamızın bize izlettiği ve çok hoşuma giden bir vidyoyu paylaşmak istedim. köyündeki herkes şehre taşınmış olmasına rağmen ve şehir aslında yüz km'den yakınında olmasına rağmen köyünden ayrılmayı reddeden, tek başına, ekmeğini, sütünü, yemeğini, suyunu sağlayıp, tek başına yaşayan 70 yaşındaki bir dedenin 15 dakikalık hikayesi. hem çok sevimli, hem de çok hüzünlü bir vidyo bu. ne yazık ki alt yazı yok, bunu bulabildiğime şükrettim ben açıkçası. ama yine de az çok anlaşılıyor, sanırım azeri türkçesi-farsça karışımı konuşuyordu, hocanın söylediğine göre, yanlış hatırlamıyorsam. siz de erinmeyip izleyin lütfen, gerçekten içinizde birşeyler kıpırdandığını hissedeceksiniz.

son olarak, umarım bugün ermenilere ve fransa'ya öfke duyanlar, birgün kendi evlerinden sürülmez ve yurtlarından ayrılmak zorunda kalmazlar. ve umarım birgün insanlar çok değil, daha henüz 100 yıl önce birlikte yaşadıkları komşularına, dostlarına duydukları öfkeden arınırlar.

                                                          1. bölüm
                                                    
                                                           2. bölüm

4 yorum:

Escaper dedi ki...

Yazılarını severek okuyorum ama bu yazını beğenmedim.

Belkide senin dedelerin batıda ermenilerden, ermeni zulmünden ve katliamlarından uzak yaşadığı için gerçekleri bilmiyor veya ciddiye almıyorsun. Belkide senin dedelerin ermenilerce samanlığa doldurulup yakılmadığı için bu kadar kolay kabulleniyorsun. Belkide senin nenelerin karnında bebeği varken süngüyle karnı delinerek öldürülüp karnından düşen bebeği de ayrıyeten öldürülmediği için bu kadar hak veriyorsun. Belkide senin dedelerin ve nenelerin kurşuna dizilip toplu mezarlara gömülmediği için ermenileri anlıyorsun ya da anlamaya çalışıyorsun. Dedelerin nenelerin bunları yaşamadığı için doğal olarak dana da anlatmadıkları için bilmiyorsun, ve sadece okuduklarınla ordan burdan duyduklarınla biliyorsun ve bu kadar basit bir şekilde yurtlarından sürüldü diyorsun.

İnsanın bir yakını ölmeden ölümün soğukluğunu hissetmezmiş. Ölümün ciddiyetini bilmezmiş ve herşey toz pembe gelirmiş. İşte senin de dedelerin nenelerin öldürülmediği, katledilmediği, yakılmadığı, kurşuna dizilmediği için bu ermeni meselezi bu kadar kolay geliyor sana.

O yıllarda savaş vardı ve rusların desteklediği ermeniler tüm köyleri basıp masum insanları, yaşlıları, kadınları, çocukları ayırmadan samanlığa doldurup yaktılar, kurşuna dizdiler. Bu yüzden ermenilere karşı savaşıldı ve savaş olduğu için onlardan da öldürüldü. Bunun adı soykırım oluyorsa asıl soykırımı ermeniler yaptı.

Bunları nerden mi biliyorum. Çünkü benim dedelerim, nenelerim, dedelerimin nenelerimin babaları ermeniler tarafından samanlığa doldurularak yakıldı, kurşuna dizildi, öldürülüp toplu mezarlara gömüldü. Çünkü bana bu yapılanlar olayları yaşayanlar tarafından canlı canlı anlatıldı. İşte bu yüzden ben senin kadar kolay yerlerinden yurtlarından sürüldük diyemiyorum. Senin mantığına göre biz de kuzey afrikada, balkanlarda, ırakta, kırımda yerlerimizden yurtlarımızdan sürüldük. O zaman bize de katliama uğradık.

O yüzden lütfen dedelerinin nenelerinin yaşayıp anlatmadığı bir zulüm hakkında bu kadar kolay yazı yazıp yorum yapma ve ermenileri haklı gösterip yurtlarından sürüldüler deme. Çünkü senin bu yazından dolayı eminim benim katledilen dedelerimin nenelerimin kemikleri sızlamıştır. Bir yorum yapılacaksa da dedelerimin nenelerimin adına ben yaparım, sen değil...

elfcan dedi ki...

öncelikle teşekkür ederim.

yazımı çok yanlış yerinden yakalayıp değerlendirmişsiniz. bence bu yıllardır bize anlatılan şeylerden dolayı oluşan önyargılardan kaynaklanıyor. ben ermeniler çok haklı, ve haksız yere yurtlarından sürüldüler diye birşey demedim. "tarih boyunca bütün devletler toplu cinayetler işlemişlerdir" diye bile bir laf ettim. hiç kimse masum değil bu konuda. ben soykırım yasasını çıkaranları boykot edenleri de, bunlara karşı çıkanları da haklı bulmuyorum. hatta "kelime anlamıyla soykırım yapıldığına inanmıyorum" diye bir cümle de var yazıda. ama niyeyse bunları es geçmişsiniz. soykırımı inkar etmenin yasak olması gibi bir yasa çıkarmak kadar saçma bir şey olamaz. ama söylemeye çalıştığım şey şu, siz diyorsunuz ki ben kendi atalarımdan duydum, evet ben de zaten savaş zamanında ermenilerin suçsuz olduğunu savunmuyorum. ama göç ettirmeye zorlanılan 1 milyon kişinin hepsi mi suçludur? içlerinde çocuklar, bebekler, yaşlılar, masumlar yok mudur sizce? hadi bunu da geçtim, savaş zamanı zaten herkes bir taraf almak zorunda kalıyor ve herkes kötü şeyler yapıyor, devletler de bireyler de. ermeniler çok suçluydu da türkler çok mu masumdu savaş zamanı? şunu demeye çalışıyorum, artık insan olarak aramızdaki farklılıklardan sıyrılmamız gerekiyor. almanlar yahudileri zamanında katletti diye yahudilerin de günümüzde almanları öldürmesi çok mu mantıklı bir şey olurdu mesela? ya da çok daha basit bir örnek, doktor hatası yüzünden bir yakınım ölse gidip o doktoru öldürmek hakkına sahip mi olurdum? ama işte; ermeniler de bizi katletti, fransa'ya lanet olsun vs. tarzı şeylerle nefret söylemleri artmaya başlıyor. ben sadece nefret söylemleri duymak istemiyorum artık. birbirimizi anlamaya çalışmak istiyorum.

yaşamadığın şeyler hakkında yorum yapma demişsiniz, o zaman oturup tarihte olanlara ağlayalım, birşeyleri düzeltmeye çalışmayalım, bunu mu istiyoruz? ben bunu istemiyorum. tek söylemeye çalıştığım bu... ama madem bu konuda yorum yapma hakkına sahip olan sizsiniz. bu yorumumu da lütfen ciddiye almayın.

Escaper dedi ki...

Yorum yazmayacağım, sadece bir video paylaşacağım. Ben Iğdır'lı bir azeriyim ve işte bunlar da benim bahsettiğim dedelerim ve nenelerim:

http://www.youtube.com/watch?v=cFaE_QS4PaQ

elfcan dedi ki...

bana zaten doğruluğuna inandığım bir şeyi kanıtlamaya çalışmanıza gerek yoktu. zaten yukarıdaki yorumu da boşuna yazdığımı anlamış oldum.

her neyse. zaten benim yorum yapmaya hakkım yok. o yüzden daha fazla konuşmamın da anlamı yok.

Related Posts with Thumbnails

sansursuz internet!