6 Aralık 2011 Salı

trafikte kadın ve scooter sürücüsü olmak...

artık ehliyetimi de alıp trafiğe çıkmaya başladığım için bazı gözlemlerimi yazmam gerektiğini hissettim. gerçekten bazen öyle şeyler yaşıyorum ki, sen ne kadar dikkatli bi sürücü olursan ol, kaza geldi mi geliyor ve geliyorum da diyor bilinenin aksine. bazı şöför kısmısı bu yazdıklarıma alınacak ama ne yazık ki kendi gözlemlerime dayanarak bunları söylüyorum ve bunlar gerçekten "gerçek". şimdi böyle yazdım diye paniğe kapılıp kaza yaptığımı falan düşünmeyin tabi, ufak tefek çarpmalar vs. dışında öyle bişey allahtan başıma gelmedi. trafikte kadın scooter sürücüsü olmak dedim başlığa ama kadın olmamla alakalı, meraklı ve tacizkar bakışlar dışında, henüz çok acayip olaylar yaşamadım. o yüzden basitçe motor kullanıcısı olmak diyelim biz ona. ivit. başlıyorum, şöyle ki;

1. araba sürücüleri -niyeyse, çünkü harbiden anlayabilmiş ve anlamlandırabilmiş değilim, adı üstünde "motor"- bu da motorlu bir araç olmasına rağmen seni bir araç olarak görmüyor ve hatta bazen hiç "görmüyorlar". ben şahsen övünerek de söyleyebilirim ki, gayet trafik kurallarına uyan, hızlı ya da yavaş trafiğe uyarak kullanan bir sürücüyüm. ha, evet trafikte saçma hareketler yapan motorcular da olabilir, amma velakin bu kesinlikle "motorcular trafiğin içine ediyolar ağbi yeeaaa" tezini kanıtlayan bir durum değil. ben hem araba hem motor kullanan bir insan olarak diyebilirim ki asıl "arabalar trafiğin içine ediyolar bacım" motor dediğin arabadan daha hızlı kalkış yapabilen, daha hızlı durabilen bir araç olmasından dolayı zaten trafiğin akışını bozacak bir araç değil. trafik sıkışıkken sağdan gitmekse eğer söylenen durum, zaten o motorun sağdan gitmesinin sana bir zararı yok ki. ha ben yapamam o ayrı ama gerçekten bu da motorun trafiği bozacak bir durumu değil. 

2. dedim ya asıl arabalar trafiği mahfedenler diye, şöyle açıklamaya çalışayım, sen ışıkta durdun mu gelip aracın kıçına kadar giren arabalar, normal yolunda giderken sağından solundan önüne zart diye kıran arabalar, yan sokaktan seni hiçe sayıp zart diye yola çıkıp senin zart diye durmana yol açıp arkandaki arabadan tehlike yaratan arabalar, makas yaparak giden arabalar, yayalara asssssla yol vermeyen arabalar, kavşaklarda yol üstünlüğü de neymiş deyip gaza basan arabalar. arabalar da arabalar yani. bütün bunları yapan motor kullanıcısı yok mudur, elbette vardır ama araba kullananlar ile motor kullananların sayısını oranlarsak bile yine tehlikeyi yaratanların sayısı arabaların kat kat daha fazla çıkar. diyeceğim o ki, motorla araba arasında bir ayrım yapmamak lazım, trafik kurallarına uyup kimseyi yollarda tehlikeye atmamak lazım. ben motor kullanıyorum, sen araba kullanıyorsun diye senin canın benimkinden daha değerli değil, sen de benden daha üstün değilsin kardeşim, gel burda bi anlaşalım.

3. bu saydığım arabalar içinde ne yazık ki trafikte en çok tehlikeyi yaratanlar, başkalarının canlarını taşıyan taksiciler ve minibüsçüler. taksiciler sağdan sola, minibüsçüler de soldan sağa geçmeye çalışırken beni o kadar korkunç pozisyonlara sokuyorlar ki! daha bugün 3 tane taksicinin zort diye önüme kırması yüzünden arkadakinin bana çarpması tehlikesini yaşadım. ki dar yollarda bu direk kaza yapma riskini %100 arttıran bir durum. neden peki? daha hızlı gitmek, daha fazla para kazanmak, daha fazla araba sollamak, değer mi? taksici ve minibüsçü abilerim, lütfen yapmayın bunları. arada bir bir başkasına yol vermek bu kadar zor olmasa gerek diy mi ama?

trafik kurallarına uyan ve bugüne kadar da hiçbir sorun yaşamamış, kimseyi zor durumda bırakmamış bir sürücü olarak "motorcular trafiği batırıyo" cümlesini duyduğum anda sinirlerim tepeme fırlıyor, o kadar asabım bozuluyor ki anlatamam size! lütfen siz de bunları yapmayın, yapanları da uyarın, gözünüzü seveyim.

son olarak azıcık da direksiyon sınavından bahsetmek istiyorum. sürücü kursumuz (adını vermek istemiyorum, sorana özel olarak söylerim) gerçekten çok fena çıktı. bi dolu şey yaşadık, şimdi bunları burda ayrıntılı olarak anlatmak istemiyorum ama asıl benim başıma gelen şey yüzünden az kalsın ehliyet mehliyet alamayacaktım. benim sürücü kursum gitmiş zamanında selesi en yüksek motoru almış, kursu onunla veriyor. e ben de birelli kızıyım. motoru idare edemiyorum tabi ki o yükseklikle. kalkmak sorun, durmak ayrı sorun. kalktıktan sonrası sorun değil tabi, yürüdü mü gidiyor o ama işte. neyse, sevgili direksiyon hocam aman aman, sırf senin için ben bu seleyi kestiricem sen hiç merak etme, yoksa başka türlü olmayacak, kestiricem bıdı da bıdı laklak da laklak dedi dedi, sınav günü bi gittik, ne sele kesilmiş, ne bana ders veren hoca orada, bi başkası geldi hoca olarak sınav günü! ben tabi şoklar içindeyim. orada motorla şöyle bir deneme yaptım, yine çok zorlandım falan. kesin kalacağımı düşünüyordum ki, yapılması gereken şeyi zar zor tamamladım ve sınavı geçtim bir şekilde. diğer adaylar da benim gerginliğimi farketmişlerdi sanırım sağolsunlar çok destek oldular, tamam sen orda bırak ben tutarım, çok güzel sürdün, tebrik ederiz şeklinde yüzümde kocaman bi gülümsemeye yol açtılar, hepsine sevgilerimi gönderiyorum. ha, tabi bize 7.45'te orda olmamız söylenirken sürücü kursunun 8.15'de komisyonun da 9.00'da orda olması ayrı bir sinir harbi sebebi oldu. neyse. sonuç olarak dediğim gibi geçtim. ama böyle saçma sapan bir sınavla (3 tane kuka koyuluyor onların arasında sağ sol yapıp sonra da geniş bir sokaktan geri dönüp geliyorsun, bu) 50 cc'den 1000 cc'ye (belki daha fazlası da vardır bilemiyorum) kadar uzanan aralıkta her türlü motoru ömrün boyunca kullanabilme iznini almış oluyorsun. bunun üzerine ben daha birşey söylemiyorum, yorumunu kendiniz yaparsınız zaten.

işte böööyle. ama motor almak son zamanlarda yaptığımız en klas hareket olmuş diye düşünüyoruz ailecek. küçücük scooter'ımızdan (çeşitli adlarıyla skipper, alice, nuri) çok memnunuz. canımız mı sıkıldı, atlıyoruz scooter'a oraya gidiyoruz, buraya gidiyoruz. süpermiş ya la bu iş. şahsen ben de başlarda üç buçuk atan birisi olarak herkeslere küçük bi scooter tavsiye ediyorum. sonra bana teşekkür edersiniz :)

bu trafik olayıyla ilgili de unuttuğum ya da sonraları yaşadığım acayip olaylar olursa, yine yazarım.

beni özleyin anacııım.

5 yorum:

emir hasan mehekli dedi ki...

Çok güzel ifade etmişin aferin. Bide ışıklarda dururken arabaların arkasında değil yanında durun...

sitem dedi ki...

:)))))))delikızımmmmucuxxxxxxxxx

elfcan dedi ki...

zaten yapabiliyosak öyle yapıyoruz arabanın yanında durmaya çalışıyoruz ama bazen çok sıkışık oluyo o zaman öyle bişey yapamıyosun. mümkün mertebe en önde durmaya çalışıyorum ben kalkıp gitmesi kolay oluyo arabalar geride kalıyo :D

abcdef dedi ki...

motorcular da trafiğin içine ediyolar yeaa
o diil de, "birelli kızıyım" lafına bittim, koputum, yarıldım:) 2012 birelli takviminde de görmek isteriz seni, scooter'ınla güzel bi poz verirsin artık:)
elinize sağlık efem.

elfcan dedi ki...

ahaha teklif gelirse neden olmasın :p
teşekkür ederim gizemli yorumcum efenim :p :)

Related Posts with Thumbnails

sansursuz internet!